Bilenler biliyor. Atlanta'ya temel attım iyice. Okula başladım ya en az iki sene daha burdayım. İyi o zaman ev alalım bari dedim. Ev aramasıydı, okuluydu, işiydi derken bir koşturmacadır gidiyordu. Bugün itibariyle yoğunluk denkleminden bir bilinmeyen eksildi. Evi aldım sonunda. Hem de taa zamanında yazdığım beklentiler doğrultusunda. O kadar iyi bir pazarlık yapmışım ki satan şirkette kiminle konuşsam sana o fiyata neden verdiler anlamıyorum valla diyip duruyor. Hayırlısı artık, bir bit yeniği çıkmasa bari :)
Neyse bugünkü konumuza gelelim. Ecnebicesi Facebook, bendencesi Surat Kitabeti. Senelerdir bildiğim ama kullanmadığım bu sosyal ağa, askerlik arkadaşlarının çağırısı üzerine geçenlerde girdim. Aman bir ben eksikmişim ortamda. Herkes ordaymış ve beni bekliyormuş. Ortaokul arkadaşları mı dersin, lise arkadaşlar mı, iş, askerlik ne ararsan var. Bir anda senelerdir görüşmediğim onlarca arkadaşla karşılaştım. Aklıma kim gelse adını yazıp buluyorum. Kim ne yapıyor, nerde, evli mi , çocuklu mu, kel mi, hala güzel mi vs. vs. Tüm merak giderici bilgiler orda. Son bir kaç günze bir çok arkadaşla tekrardan bağlantıyı sağladım bu sayede. Güzel bişiy yahu. Şimdilerde birbirimize sibernetik rakı sofrasından meze tabakları yollayıp, onun bunun vampirlerine saldırıyoruz. Kısacası internetten arkadaşçılık oynuyoruz. Eğlenceli, bağımlılık yaratan, hafif histerik hafif de nostaljk bir ortam. Osmanlı dürtmecesi bile var o kadar yani :) Gidin görün. www.facebook.com
PS: Yine de MS'in yerinde olsam %10 una 1milyar dolar vermezdim :D